Günümüzde saç yenileme alanında başı çeken “ Bağımsız Saç Yenileme Kurulu ” daha da gelişmiş foliküler ünite saç ekimi prosedürünü kullanarak, çok küçük kesiklerle bu işlemi güvenli bir şekilde yapmaya başlamıştır. Bu gelişmiş foliküler ünite saç ekimi, hastaya tek bir seansta başarıya ulaşma şansı vermektedir…

Foliküler Ünite saç ekimi ya da FUT

Doğal saç uzamasına benzeyen böyle bir işlemi yapmak yüksek derecede büyütücüleri gerektirir. Bu, teknisyenin verici bölgedeki Foliküler Üniteleri tam olarak görmesine ve bu birimleri izole ederek onları 1,2,3 ve bazen de 4 saç telli birimlere ayırmasına izin verir.

fue hakkindaTüm saç yenileme işleminin yalnızca Foliküler Üniteler kullanılarak yapılamasını Dr.Robert Bernstein ortaya atmış ve 1995de “Hücresel Ekim” adı ile yayınlamıştır. Foliküler Ünite saç ekimi yönteminin dönüm noktası San Antonio Texas’tan Dr.Bobby Limmer’in 1980’lerin sonlarına doğru tanıştırdığı mikroskop dürbünüdür. Dr.Limmer ve çalışanları bu mikroskobu kullanarak Foliküler Üniteleri, tek tek aşılara ayırmışlardır. Dr. Limmer bulduğu tekniği diğer doktorlarla paylaşmış ve Dr. Bernstein, Rassman ve Seager ile bu tekniğin kullanıcısı olmuştur.

Zamanla bu yapılması zor ama başarılı prosedür pek çok saç yenileme doktoru tarafından “Altın Standart” olarak tanınmıştır.

Bazıları için bu altın standart saç yenileme işleminin en üst düzeyi olarak kabul görmüşse de, bu işlem de gelişmeye devam etmiştir.

Özenle hazırlanmış Foliküler Ünite aşıları minimum miktarda deri dokusu içerir ve çok küçük yoğunluklu yapılardır. Sonuç olarak, saç çok az travma yaratan çok küçük kesiklere ekilir.

Daha az miktarda kesik ile birlikte daha küçük graft kullanılması tek bir seansta daha çok sayıda saç ekilmesini sağlar.

Mikroskop kullanılarak verici dokunun itinalı bir şekilde düzeltilmesi daha çok graft üretilmesine sebep olur.

Yüksek kuvvette bir mikroskop kullanılarak verici dokunun itinalı bir şekilde düzeltilerek Foliküler Ünitelere dönüştürülmesi, azami sayıda bozulmamış ve eksiksiz graftın elde edilmesini ve hastanın sahip olduğu doku kısıtlı olduğundan dolayı hastanın mümkün olduğunca çok alıcı alanının kaplanmasını sağlar.

Bir Fue ile yapılan saç ekimi , yakın bir incelemede bile doğal görünür.

Fue ile saç ekimi işlemi, yeni saç için gerçek saçı kopya ettiğinden, saçın uzaması da yakın incelemede bile doğal bir biçimde olur.

Fue ile saç ekimi tek bir seanstan sonra bile oldukça doğal görünür. İlave seanslar sadece saç ekiminin yoğunluğunu artırmak için ya da saç kaybının devam ettiği bölgelere yeni saç ekimi için yapılır.

Bu işlem, bir seansın tek başına yeterli olmadığı ve daha önceki saç ekiminin görüntüsünün yumuşatmak ve düzeltmek için yapılan mini mikro-saç ekimi prosedürü ile tam bir karşıtlık içindedir.

Foliküler Ünite aşılarında yeni ilerleme ve gelişmeler

“Ultra Gelişmiş Foliküler Ünite Saç ekimi”

Standart mikro “Fue” saç ekimi doğal görünümlü sonuç yaratsa da, tek bir seansta yüksek yoğunluk yaratmada kısıtlı imkana sahiptir. Bu yüzden hastalar, dolgun bir görünüm kazanmak için ekstra cerrahi operasyon yaptırmak zorunda olabilir.

Son zamanlarda önde gelen cerrahlar bu Foliküler Ünite prosedürünü graftların birbirine çok yakın bir şekilde yerleştirildiği ve daha az yer kaplayan ultra gelişmiş Foliküler Ünite tekniğine dönüştürmüşlerdir. Bu yeni “üstün” prosedür hastaya tek bir seansta, hızla iyileşen, çok yoğunluklu bir sonuç alma imkanı vermektedir.

Fue Tekniginin Avantajları

  1. Dikiş kesinlikle gerektirmez.
  2. Bistrü kulanılmaz.
  3. Yara izi kesinlikle bırakmaz dışardan herhangi bir şey gözle gözükmez.
  4. Hem kadınlara hem de erkeklere kesinlikle uygulanabilir.
  5. Acısız ve sancısız bir estetik operasyondur.
  6. İyileşme süreci çok kısadır. Operasyondan hemen sonra hemen normal aktivitelere başlanabilir.
  7. Sonuçlar çok doğaldır.
  8. Yara izi rekonstrüksiyonu .
  9. Kas ve sakalların zamanla yeniden oluşturulması.
  10. Vücut kıllarının tamanının nerdeyse kullanılabilirliği.
  11. Estetik cerrahi yüzeysel olduğundan kısa süreler içinde birkaç uygulama yapılabilinir olması.
  12. Verici bölge kısıtlaması olmamasından dolayı alıcı bölgelerde istenilen yoğunluğa erişilebilmesi.